Basında Biz / ANTIOCH TRAVEL CLUB

 

THY 25 Mart Savon Otel de Düzenlenen Ödül Töreni

13 Nisan 2014 Hatay Tanıtım Kataloğu

Adile Uğurlu, "Tanımazsan, tanıtamazsın"...

Antakya’da başarılı çalışmaları ile ön plana çıkan Antioch Travel Club’ın sahibi Adile Uğurlu, Antakya bölgesindeki son gelişmeleri www.turizmaktuel.com'a değerlendirdi... 
09.09.2010 / 09:14:41
 
Volkan ALTINTAŞ
 
 
*Adile Hanım, Antakya’da faaliyet gösteren ve farklı girişimlerle bölgede tanınan bir seyahat acentası olarak, öncelikle bize kendinizi ve acentanızı kısaca tanıtabilir misiniz?
 
Üniversite’de Turizm ve Otelcilik eğitimi aldıktan sora turizm sektöründe İstanbul ve Marmaris’te üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladım.14 yıl sonra kendi memleketim Antakya’da 2008 yılında “Antioch Travel Club” acentasını kurarak, Antakya'da turizm faaliyetlerine başladık. Konsept olarak, genç ve üniversite mezunu arkadaşlarla turizm yaparak bölgemizi tanıtmayı hedef aldık. İstanbulda bu işi yaparken 'Antakya’lıyım' deyince, 'Orası nerde' diye sorarlardı ve ben  'Nasıl olurda bilmezler' diye hayıflanırdım.
 
Çünkü memleketimin eşsiz bir doğası ve tarihi olduğunu birtek içinde yaşıyan halkı yani bizler biliyorduk. İl sınırları dışına çıkılınca, çoğu kimse bu tarihi hazineyi tanımıyordu. Bu yüzden konsept olarak biz, web sayfamızda, yapacağımız turları değil; Antakya’nın tanıtımını  yapmaya özen gösterdik. Antakya’ya gelmek isteyenlerin mutlaka web sayfamıza başvurmalarını öneririz.
 
* Suriye ile olan vizenin karşılıklı olarak kalkmasının size orta ve uzun vadede ne gibi etkileri olacak?
 
Açıkçası, vizelerin kalkması kısa vaded biz turizimciler için çok avantajlı olmadı. Çünkü Suriyeli acentaları işlerini direkt otel ve restaurantlarla hallediyorlar. Ancak biz bölgelerine tur organize etmek istediğimiz zaman yerel acenta bağlantısını şart koşuyorlar. Bu anlamda biz zarardayız. En kısa surede bizim bölgemize giriş için Suriyeli acentacılardan aynı şartın aranmasını  talep ettik. Uzun vadede bu tarz sorunlar çözülürse, iki ülke için de iyi olacağı kanaatindeyiz.
 
 
* Son aylarda  bölgenizde baş gösteren terör olayları ve öldürülen papaz ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce bu gelişmeleri nasıl değerlendirmek lazım?
 
Bu tarz  işlerin kasıtlı olduğu kesin. Hatay turizimde yıldızı parlayan bir yer konumuna geldi. Bu yüzden bu tarz olaylarla maddi manevi zarar verilmek isteniyor. Ancak bölgemizde okuma oranı %95 olduğu için bu tarz faaliyetleri yapacak olanların burada barınması mümkün değil. Halkımız bu konuda çok bilinçli. Ancak böylesine talihsiz bir olayın yaşanmasıda çok üzücü tabiki. Önemli olan, bundan sonra daha dikkatli olup ,bu tarz olaylara mahal vermemek.
 
* Antakya’nın sizce en önemli eksiği nedir? Nelerin yapılması ya da yapılmaması bölge tanıtımında fayda sağlar?
 
Antakya eşsiz doğası, ilklerin yaşandığı eski bir tarihe ev sahipliği yapması ve 4 mezhebin bir arada yaşadığı hoşgörü kenti olmasıyla, çok önemli ve ayrıcalıklı bir kent. Fakat  yeterli ve etkili bir tanıtım olmadığı için şimdiye kadar  kendisini pek  ifade edememiş. Ancak şuan yerel yönetim ve halk el ele tanıtım faaliyetlerine katılarak, tanıtım açığını telafi etme yoluna gidiyor. 4 mevsimin doya doya  yaşandığı, yeşili, denizi, güneşi, yaylası, lezzetli ve zengin mutfağıyla Hatay, hakkettiği konuma kısa sürede gelecektir diye umut ediyoruz. Ulusal ve uluslararası fuarların yapılması ve bölge olarak bu tarz fuarlara katılması şart. Tanımazsan, tanıtamazsın …
 
 
* Bölgenizin çok kültürlü bir bölge olması ve son yıllarda bölgenin daha sıklıkla medyada kendine yer bulmasında kimlerin rolü daha büyük? Sizler yani turizm paydaşları bu süreçte yeterince aktif mi?
 
Havaalanının açılmasının bölgemizin tanınması açısından rolü çok büyüktür. Çünkü günümüzde insanlar rahat ulaşımın olduğu yerlere öncelik veriyorlar. Ayrıca yabancı tur operatörleri seçilen destinasyonda doğa, tarih güzelliğinden sonra direk ulaşım arıyor. Biz firma olarak bu yıl Ürdün’den incoming yaptık ancak bunun için 8 aylık bir altyapı çalışmasından sonra onları buraya gelmeye ikna ettik.
 
Bize yakın olan komşu ülkeler dahi Hatay’ı yeterince tanımadığı için İstanbul ve Antalya’yı tercih ediyor. Biz de onlara Türkiye’nin sadece İstanbul ve  Antalya’dan ibaret olmadığını, bu şehirlerimiz  gibi çok güzel, fakat gidilmeyen birçok güzel şehrimizin daha olduğunu  göstermek istedik. Turizm eğitim ister, altyapı ister. Eğitim şart olmazsa, ticaret zihniyetiyle çalışıp olduğunuz yerde sayarsınız, oysaki turizm, hizmet sektörüdür.
 
 
* Son olarak http://www.turizmaktuel.com/ okuyucularına iletmek istediğiniz mesajlar var mı?
 
Türkiyemizin her yeri ayrı bir cennet köşesi. Hep beraber sahip çıkalım, tanıyalım tanıtalım...


Amacımız Antakya'yı Dünya'ya tanıtmak

12 Ağustos 2010 Perşembe - 09:49:36 

ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency adı altında faaliyet gösteren Turizm Acentesi emin adımlar ile yoluna devam ediyor. 

Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabirinin edindiği bilgiye göre, Başarılı turizmci Adile Uğurlu tarafından 2008 yılının Nisan Ayı'nda kurulan ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firması başarılı çalışmalara imza atıyor.
Turizm ve Otelcilik ile Ekonomi mezunu olan başarılı kadın girişimci Aliye Uğurlu tarafından kurulan ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firması 2 yıl gibi kısa bir sürede Antakya'nın yut içi ve yurt dışında tanıtımına büyük katkı sağladı. 
İstanbul'da 14 yıl gibi uzun bir süre bu sektörde yabancı firmalarda çalışan ve önemli görevler alan genç girişimci Adile Uğurlu şimdi kendi adına kurduğu ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firmasının sahibi ve işletme müdürü olarak görev yapıyor.
ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firmasının sahibi Adile UĞURLU, Antakya'nın tarihi ve doğal güzellikleri ile, kültürü ve insanları ile Türkiye'nin en özel yerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Amacımız Antakya'yı en iyi şekilde tanıtmak. Tüm Dünya bizi bilmeli ve görmeli. Bu anlamda önemli çalışmalar yaparak yurt dışından gruplar ve turist kafileleri getiriyoruz. Antakya'nın tanıtımına ve ekonomisine büyük katkı sağlıyoruz. Şehrimizi Dünya'ya tanıtırken, aynı zamanda Memleketimize döviz kazandırıyoruz" dedi.
Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak çalışan ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firması meslek gruplarına ve kafilelere özel gezi programları da organize ediyor. Bu anlamda başarılı bir sınav veren firma, kısa bir süre önce İstanbul Mühendisler Odası'ndan gelen 60 kişilik bir gruba Antakya başta olmak üzere, Suriye, Ürdün ve Lübnan'ı gezdirdiR30;
Genç ve güzel girişimci Adile Uğurlu bu arada, yurt içinden ve yurt dışından firmaları ile iş yapan tüm misafirlerini sigortalı olarak gezdirdiklerini ifade etti.
ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firması ayrıca, misafirlerinin evlilik yıldönümü, doğum günü vb. gibi özel günlerini de öğrenerek, onlara gezi sırasında çeşitli kutlama ve hediye sürprizleri yapıyor. Firmanın bu jestleri misafirlerin hoşuna gidiyor ve takdirini topluyor.
Bugüne kadar Ürdün, İspanya ve Almanya gibi ülkelerden Antakya'ya bir çok akademisyeni getiren ANTIOCH TRAVEL CLUB Tourism &Travel Agency firması başarılı çalışmalarına bundan sonra da devam edecek.
 
(e-ha) M. H. Zorkun
 

Turkey Attended FITUR - Madrid 

 
Published by Ozgur Tore
SUNDAY, 01 FEBRUARY 2009 
 
Turkey attended the 29th Fitur - International Tourism Fair in the Spanish capital of Madrid with representatives of 39 travel agencies, hotels, and associations. Turkey promoted its touristic, historical and cultural sites and highlighted Istanbul as the cultural capital of Europe for 2010. 
New destinations like Kahramanmaras,Hatay and Erzurum are also introduced to the Spanish tourists. 
 
"This is the first time Turkey is promoting some of its culturally-important cities like Kahramanmaras,Hatay and Erzurum in a tourism fair in Europe," said Cumhur Guven Tasbasi, the Director General for Promotion at the Turkish Culture & Tourism Ministry. 
  
UNWTO Conference at Fitur UNWTO Conference at Fitur

Antıoch Travel Club olarak 28 Ocak 2008-1 Subat 2009 tarihleri arasındaki Madrit Fitur fuarına Turkiye standında Antakya’yı tanıtmak adına stand actık.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Mr. Taşbasi said that 340,000 Spanish people visited Turkey in 2008, and revealed that the Spanish tourists were mainly visiting Turkey for cultural tourism. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
"We are giving more importance to Spanish market, and we will speed up our promotion campaigns in Spain," Mr. Taşbasi added. 
 
Spanish visitors showed great interest to Turkey booth. Famous Spanish celebrities and musicians, such as Faleta, Monica Molina, Azucar Moreno, Los Vivancos, Juan Valderrama visited Turkey booth and attracted attention of Fitur visitors. 
  
Turkey exhibits examples of its calligraphy, glassware, jewelry; and serves its traditional foods including Maras ice-cream, baklava (dessert), and Turkish coffee. 

 


HATAY

Türkiye’nin farklı bölgelerini, farklı değerlerini ortaya koymaya çalıştığımız “Destinasyonlarımız” projelerinde bu defa durağımız Hatay idi. 

Hatay bölgesinin başarılı ve genç acentelerinden Antioch Travel ın sahibi Adile Uğurlu nun daveti üzerine 6-7 Haziran tarihlerinde Hatay da bulunarak bu güzel bölgeyi kısa da olsa keşfetme şansı yakaladım.
 
Ülkemizin en güneyinde yer alan Hatay en eski yerleşim yerlerinden biri olarak sadece Türkiye de değil dünyanın çok iyi bildiği ve yakından izlediği bir bölge. Tarih ve doğanın bir arada bulunduğu Hatay bölgesi hakkında söylenecek o kadar çok konu var ki bu nedenle bu yazımı toparlarken zorluk çektiğimi baştan itiraf etmeliyim.
 
Adile Hanım Hataylı ve turizm eğitimi almış, bölgesini seven ve tanıtım ve pazarlamanın gereğine inanan bir girişimci. Adile Hanım ile Hatay da bulunduğumuz iki günde de paylaşımlarımız genelde bu çerçevede gerçekleşti. Adile Hanım bölgesinin elindeki potansiyelin farkına varması konusunda her türlü girişimin içinde olduğunu ve bu nedenle Hatay bölgesinin eksik kalan tarafının tanıtım ve bölgesel turizm bilincinin eksikliği olduğunu ifade etmesi açıkçası beni fazla şaşırtmadı. Çünkü bu ve benzeri tespitlerle ülkemizin bir çok farklı turizm değerlerine sahip bölgelerinde karşılaşıyor ve üzülerek bilinçsizce yapılan girişimleri uzaktan izliyoruz. Ancak bu bölge, dünyanın meraklı bakışlarının uzandığı Hatay bölgesi olunca işler biraz değişiyor. Bu nedenle Adile Hanım ın yorumları ve bölgesinin tanıtımındaki endişeleri ve önerilerini önemsiyor ve üzerinde kafa yorulması gereken bir durum olduğuna inanıyorum.
Hatay bölgesinin başarılı ve genç acentelerinden Antioch Travel ın sahibi Adile Uğurlu nun daveti üzerine 6-7 Haziran tarihlerinde Hatay da bulunarak bu güzel bölgeyi kısa da olsa keşfetme şansı yakaladım.
 
Ülkemizin en güneyinde yer alan Hatay en eski yerleşim yerlerinden biri olarak sadece Türkiye de değil dünyanın çok iyi bildiği ve yakından izlediği bir bölge. Tarih ve doğanın bir arada bulunduğu Hatay bölgesi hakkında söylenecek o kadar çok konu var ki bu nedenle bu yazımı toparlarken zorluk çektiğimi baştan itiraf etmeliyim.
 
Adile Hanım Hataylı ve turizm eğitimi almış, bölgesini seven ve tanıtım ve pazarlamanın gereğine inanan bir girişimci. Adile Hanım ile Hatay da bulunduğumuz iki günde de paylaşımlarımız genelde bu çerçevede gerçekleşti. Adile Hanım bölgesinin elindeki potansiyelin farkına varması konusunda her türlü girişimin içinde olduğunu ve bu nedenle Hatay bölgesinin eksik kalan tarafının tanıtım ve bölgesel turizm bilincinin eksikliği olduğunu ifade etmesi açıkçası beni fazla şaşırtmadı. Çünkü bu ve benzeri tespitlerle ülkemizin bir çok farklı turizm değerlerine sahip bölgelerinde karşılaşıyor ve üzülerek bilinçsizce yapılan girişimleri uzaktan izliyoruz. Ancak bu bölge, dünyanın meraklı bakışlarının uzandığı Hatay bölgesi olunca işler biraz değişiyor. Bu nedenle Adile Hanım ın yorumları ve bölgesinin tanıtımındaki endişeleri ve önerilerini önemsiyor ve üzerinde kafa yorulması gereken bir durum olduğuna inanıyorum.
 
Bu durum tespitinin ardından Adile Hanım ile birlikte Hatay ı gezmeye başladık. Bu gezimizde bölgeyi çok iyi bilen Abdullah Bey de bize rehberlik yaparak, bölgedeki farklı detayları bizlerle paylaştı.İlk durağımız Habib-i Neccar Camii idi. Bu cami Anadolu da yapılan ilk cami olarak biliniyor. Ayrıca camide Hz. İsa nın havarilerinden Yunus ve Yahya nın türbesi ile onlara ilk inanan ve şehit edilen Habib-i Neccar ın türbesi de bulunmakta.
 
Hatay bölgesi dinlerin buluştuğu ve hoşgörünün en güzel örneğini sergileme konusunda da Türk turizmine ve dünyaya mesajlar veriyor. Bu anlamda Hatay merkezde yer alan Kilisleri de gezmeden ayrılmak bu hoşgörüyü görmeden gitmek anlamına da gelecekti. Kiliselerden ilk durağımız merkezde bulunan Katolik Kilisesi idi. Kilisenin rahibesi Barbara Hanımı Alman misafirleri ile birlikte Kilise hakkında bilgi verirken yakaladık ve biz de Kilise hakkında bazı detaylar almaya çalıştık. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid in izni ile kurulan ve daha sonra yapımına başlanan kilise şu an bölgedeki Katolik vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam ediyor.
 
İkinci kilise durağımız ise Antakya Hıristiyan Rum Ortodoks Kilisesi. Katolik kilisesine göre daha geniş bir alanda kurulan Ortodoks kilisesinde din konusunda yardımcı hizmetlerin verildiği ek binalar da yer almakta. Antakya merkezdeki diğer kilise ise Antakya Protestan Kilisesi. Bu kilise Fransızlar döneminde elçilik ve banka olarak kullanılmış. Ayrıca bölgede Musevi vatandaşlarımızın ibadetlerini sürdürdüğü ancak görme şansı yakalayamadığımız sinagog da ibadet için faaliyetlerini sürdürmekte.
 
Aynı gün Adile Hanım ve Abdullah Bey ile birlikte Hatay ın 7.km dışında yer alan Harbiye bölgesine geçtik. Bu bölge “Daphne '' olarak tanınmakta ve Ortadoğu yu Türkiye ye bağlayan karayolu üzerinde önemli bir eğlence, konaklama ve piknik alanı olarak Arap ve Türklerin uğrak bölgesi. Daphnenin hikayesi ise ilginç. Harbiye Zeus un oğlu Işık Tanrısı Apollon un Dafne ye olan aşkının efsanesinin geçtiği yerdir. Efsaneye göre Apollon Dafne ye aşık olur ve onun peşinden koşmaya başlar. Fakat Dafne Tanrılara aşık olan kadınların başına neler geldiğini bildiği için kaçmaya başlar. Aralarındaki mesafe gittikçe kısalır ve Dafne Apollon un sıcak nefesini saçlarının arkasında hisseder. Kurtuluşu kalmadığını anlayan Defne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak toprağın onu koruması ve saklaması için yalvarır. Bu içten yalvarış üzerine Dafne nin bedeni ağaç, saçları da yaprağa dönüşür. Dafne nin ağaç oluşunu hüzünle seyreden Apollon, ağacın yapraklarından başına bir taç yapar ve bundan sonra Defne yapraklarının zaferin simgesi olacağını emreder.
 
Antakya merkezde ilgi çeken turistik ürünlerden biri de Hatay evleri. Bu evler geniş avluları ve tarihi dokusu ile bölgede hala kullanımda. Ancak bu ve benzeri yapıların bakımsız ve kaderine terk edildiğini söylemek yanlış olmasa gerek. 
 
Hatay da gezip de Uzun Çarşı yı baştan aşağı dolaşmamak Hatay da ticari anlamda neler olduğunu iyi anlamamak anlamına gelir. Bu nedenle Abdullah Bey ile bu çarşıda gezerken hem halk ile kısa sohbetler yapma şansı yakaladık hem de Hatay a has lezzetlerin tadına bakma fırsatı bulduk. Tepsi kebabından künefeye, helvadan örme peynire kadar farklı tatları işte bu merkezde tattık. Hatay ın tarihi, doğası yanında mutfağının ne kadar büyük potansiyele sahip olduğunu burada gördük. Ayrıca Uzun Çarşı içinde tarihi yapıların varlığını hala görüyor olmak (Saka Hamamı gibi) Uzun Çarşı ya çok farklı bir ayrıcalığı da beraberinde getiriyor.
 
Hatay da görülecek ve gezilecek o kadar çok yer var ki bu çok kısa zaman diliminde ne kadar çok bölgeyi görme şansı yakalarsam o kadar çok mutlu olacağımı hisseden Adile Hanım ve Abdullah Bey beni Hatay ın şirin ilçesi Samandağ a götürdüler.Antakya ya 22.km uzaklıkta yer alan Samandağ 1993 yılında Turizm Bölgesi ilan edilmiş. Samandağ ı Asi nehrinin Akdeniz le buluştuğu bölgede yaklaşık 12 km. lik sahili ile dünyanın en uzun sahilleri arasında yer almakta. Bölge özellikle yaz aylarında Hataylıların uğrak yerlerinden biri. Antakya dan buraya ulaşmak ve denize ulaşmak sadece otuz dakika. Bu cennet bölgeden yukarılara çıktığımızda benim ilgimi çeken turistik alanlardan biri de “Musa Ağacı '' denen Hıdırbey köyünde korum altına alınmış gövdesi 35 metreyi bulan ve halk arasında 2000-3000 yaşında olduğuna inanılan bir ağaç. Bu ağacın Hz. Musa nın asasının ölümsüzlük suyu sayesinde filizlenip kök salması sonucunda olduğuna dair bir inanış da mevcut. Oldukça ilgi çeken bir ağaç olduğunu söylemek mümkün.
 
Hatay gezimizde beni en çok etkileyen bölgelerden biri de Türkiye nin tek Ermeni köyü olma özelliğini taşıyan Samandağ ilçesine bağlı olan Vakıflı köyü idi. Yaklaşık 140 kişinin yaşadığı bu köy 1918-1939 tarihleri arasında Fransızlar tarafından yönetilmiş. Daha sonra Hatay ın Anavatan a katılması ile birlikte köyden belli sayıda nüfus Fransızlar ile birlikte köyden ayrılmış ama kalanlar bugün Vakıflı Köyü nün Türkiye nin tek Ermeni köyü olarak tanınmasını sağlamışlar. Köyün en önemli özelliği organik tarımla geçimlerini sağlamaları. Aynı zamanda köydeki Ermeni kilisesi turistlerin en uğrak yerlerinden biri. Ziyaretçiler için her türlü bilgi paylaşımı yapılıyor. Bu kilise Türkiye Ermeni Patriği Mutafyan tarafından 1997 yılında restore edilerek faaliyetine devam ediyor. Bu kilisenin en büyük sıkıntılarından biri yetişmiş din adamı bulmakta yaşanan zorluklar. Köyün her geçen gün göç vermeye devam ettiği ve bir o kadar nüfusun da yurtdışında yaşamlarını sürdürmesi bu anlamda köyün geleceği açısından bir tehdit oluşturmakta. Ama her şeye rağmen bu güzel köyü görmek ve hoşgörünün en güzel örneğini sergileyen Hatay da Ermeni-Türk dostluğunu hissetmek çok ayrıcalıklı bir duygu.
 
Dedik ya zaman kısıtlı ama gezilecek çok yer var. Bundan sonraki durağımız Hatay Arkeoloji Müzesi. Asi ırmağının yanında yer alan bu müzede yer alan mozaikler Bizans ve Roma dönemini kapsayıp çeşitli mitolojik olayları anlatmakta.Müzede yer alan ve ilgi çeken eserlerden biri de Antakya Lahiti.Bu Lahitin M.S. 265-270 yıllarında yapıldığı tahmin ediliyor. Arkeoloji Müzesini görerek Hatay ın ne kadar geniş bir tarihi olduğunu anlamak da mümkün.
 
Bu kısa zaman dilimi içinde en sona bıraktığım ama dünyanın en başta ziyaret ettiği ve bildiği kiliselerden biri olan St. Pierre Kilisesi, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde kilise olarak kullanılan ve Hıristiyanlığı yaymak için Antakya ya gelen St.Pierre adlı havarinin adıyla anılmaktadır. Papa VI. Paul tarafından 1963 yılında hac yeri olarak ilan edilen bu kilisede her yıl 23 Haziran da ayin yapılarak dünyanın farklı bölgelerinden bu ayine katılımlar olmaktadır.
 
Hatay iki güne sığmayacak kadar çok değere sahip. Sadece dinlerin buluştuğu, farklı mezheplerin bir arada yaşadığı ya da farklı milliyetlerin yüzyıllardır örnek hoşgörü ile bir arada olduğu bölge değil. Hatay bölgesi aynı zamanda doğal güzellikleri ve tarihi zenginliği yanında bir turistin aradığı her şeyi bulabileceği bir yer. Bu nedenle özellikle Hatay havaalanının devreye girmesi ile birlikte bu bölge önemli bir eksikliğini kapatarak, Hatay ın dünya ile buluşmasını kolaylaştırmış. Yine son yıllarda Hatay merkez ve çevresinde konaklama tesislerinin sayısındaki artış ve çeşitlilik de bölgenin altyapı ve üst yapı anlamında hazırlıklarını ortaya koymakta. Hatay ın on iki marka şehirden biri olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilan edilmesinin ardından bu değerlerin ilk olarak Türk halkı ile buluşması ardından da dünyanın çok iyi bildiği bu bölgenin daha fazla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine girmesi en büyük dileğimiz. Bunun yanında trafik ve tabela kirliliğinin ortadan kaldırılması ve şehrin tarihi yapılarına daha fazla özenin gösterilerek turizme kazandırılması şehre ayrı bir ivme kazandıracaktır. Türkiye de bu kadar fazla turistik ürün çeşitliliğine sahip bir şehrin öncelikle kendi içinde turizmin varlığını kavraması, turizme inanması ve daha profesyonel adımlar atma yolunda daha yenilikçi girişimleri desteklemesi Hatay ın artısı olarak hanesine yazılacaktır. Bu bilinçle hareke edecek bir şehir, yerel halkı ve turisti ile dünyanın örnek gösterilerek şu anki hak ettiği yerden daha öteye taşıyacaktır. Buna kuşku yoktur.
 
Bu kısa ama çok verimli Hatay izlenimleriyle yola çıkarken, bizleri Hatay a davet eden başta Antioch Travel ın sahibi Adile Uğurlu olmak üzere, Hatay Ticaret Borsası Başkanı M.Ali Kuseyri ye, Savon Hotel Genel Müdürü Kazım Kuseyri ye , Abdullah Pehlivan a, Gönül Uğurlu ya, teşekkür ediyor, Hatay daki gelişmeleri ve turizm alanında ortaya konan projelerin bundan sonraki süreçte daha yakından takipçisi olacağımızın şimdiden bilinmesi istiyorum.
 
Sevgilerle,
 
Volkan Altıntaş
volkanaltintas.com
 

"Antakya için herkes daha fazla çaba göstermeli"

Antioch Travel Club Genel Müdürü Adile Uğurlu Antakya'yı ve Antakya'nın ön plana çıkması gereken değerlerini bizlerle paylaştı. Daha fazla ilgiyi hak eden bir Antakya'nın Türk turizmine getireceği katkının göz ardı edilmemesini ifade eden Adile Uğurlu ile Antakya üzerine söyleştik.

Adile Hanım sizce Antakya turizmde hak ettiği yerde mi?

Maalesef Antakya hak ettiği yerde değil,Antakya öncelikle Türkiye içinde çok iyi bilinen bir il değil.İl olarak kendimizi bir Pamukkale, bir Kapadokya vb.. iller kadar tanıtamamışız.Halbuki Antakya Roma İmparatorluğu zamanında Roma ve İskenderiye’den sonra 3. Büyük eyalet idi .Antakya medeniyetlerin buluşma noktası olmuştur, 3 büyük semavi dinin(Yahudi,Hıristiyan ve Müslüman) bir arada özgürce yasadığı il olma özelliğine sahiptir.Seleucus Antakya’yı M.O.300 yılında kurduğunda sokaklarda Yunanca, İbranice, Farsca ve Latince konuşuluyordu.Libanius Antakya’yı anlatmak için “eğer dünyayı gezip dolaşmaktaki amacınız farklı kültürleri,yaşantıları tanımaksa,Antakya’yı ziyaret etmeniz yeterlidir.Hiçbir yerde bu kadar farklı kültürleri bir arada göremezsiniz” demiştir.Günümüzde hala farklı kültür ve dinleri içinde barındıran Antakya’nın,bir hoşgörü şehri olması geçmişten günümüze aktarılan bir mirastır.

Antakya'yı diğer bölgelerden ayıran ve öne çıkaran artılar neler?

*Antakya Mozaik Müzesi ;Mozaikleri bakımından Dünyada ikinci sırada...*St. Pierre Kilisesi Hıristiyanlığın yayıldığı ilk mağara kilisedir…*Asi Nehri Lübnan’ın Bekaa vadisinden doğar ve Samandağ’dan Akdeniz’e dökülür.Asi nehri tarihte “Doğudan gelen” anlamında, orontes adıyla anılır.Güney’den Kuzey’e ters akan tek nehirdir...*Habib-i Neccar Camii Anadolu'da yapılan ilk camidir...*Roma döneminde yapılan sütunlu cadde;Herod caddesi (depremler sonucu toprak altında kalmıştır) sütunlar üzerine yerleştirilen meşalelerle ,dünyada aydınlatılan ilk cadde olma özelliğine sahiptir.*Hatay, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Devlet olma özelliğini kazanmış tek vilayettir...

Bölgenizin tanıtımında yaşanılan problemler neler? Neden bu kadar önemli bir bölge Türk turizminde çok ön plana çıkarılmıyor?

Ben turizm ve otelcilik okudum üniversiteyi bitirdikten sonra Marmaris ve İstanbul’da kendi alanımda üst düzey yönetici olarak çalıştım 13 yıllık deneyimden ve Antakya’da hava alanı açıldıktan sonra burada turizm isine kendi firmamı kurarak devam etmek istedim bu nedenden ötürü şimdiye kadar neden burası yeterince tanıtılamadı bilemiyorum.Ama sanırım küçük yerlerin dezavantajı herkesin her isi yapması,yapılan isin; turizm sektörü için söylüyorum eğitim ve bir altyapısı olmayınca o isin önemini kavrayamıyorsunuz, isi ticaret olarak görüyorsunuz,halbuki turizm hizmet sektörüdür,önce sizin bir şeyler yapmanız ondan sonra bir şeyler beklemeniz gerek ,fakat burada tersi bir durum söz konusu.Biz halk olarak bu anlamda bir şeyler yapmamışız olanla yetinmişiz.Bu tür çalışmalar bir ekip işidir tek kişiyle olacak iş değil.Şu an bu tarz çalışmalar başlatıldı ama henüz yol katedildiğini söyleyemem,gerçi memleketimde yeni olduğum için daha önce neler yapıldığını bilmediğim için yanlış bir cümle kullanmak istemiyorum..Öncelikle bu kentte yansıyan bizler yeterince önem vermemişiz yaptığımız ise(turizm camiası için konuşuyorum) kentimizi tanıtmak adına çalışmalar yapmamışız yerel yönetimlerin yaptığıyla yetinmişiz,halbuki buradaki turistik tesislere bu konuda çok is düşmekte.bu bilinç olduğu taktirde kısa surede aradaki farkı kapatacağımız inancındayım.Ben şahsi olarak birtakım çalışmalar içine girdim umarın neticelenir.

Bölgesel olarak turizm paydaşlarının bölge tanıtımı konusunda çeşitli girişimleri var mı?

Zannetmiyorum olsaydı şimdiye kadar Antakya ismi çok farklı konumda olurdu. Değil yurt dışı ,yurt içinde dahi henüz çok iyi bilinmezken girişim olduğu ve sonuçsuz kaldığını söylersek kendimizi kandırmış oluruz.Ama umarım bizim gibi işine ve memleketine önem veren insanların çabaları bos çıkmaz. Bence bu işi büyük çapta yapmak lazım yani yurt içi ve yurt dışından gazeteci ,turizm dergisi yazarları ve tur operatörleri için bir tanıtım info gezisi düşünülüp organize edilmeli, fakat bunlar bütçe gerektiren işler. Bakalım belki bir yol buluruz…

Son olarak turizmhaberleri.com aracılığıyla kamuoyuna iletmek istedikleriniz nelerdir?

Türkiye’nin her karış toprağı ayrı bir tarih ve güzellik barındırıyor. Türkiye denince İstanbul, Antalya, Kapadokya’dan ibaret olmadığı ,buralar gibi daha nice güzel şehirler olduğu hatırlanmalı ve biraz bu yerleri ön plana çıkaracak tanıtım çalışmalarına ağırlık verilmeli…

Volkan Altıntaş
volkanaltintas.com

E-Posta Üyeliği

Yeniliklerden haberdar olmak için e-postanız kaydedin !
 

Bize Ulaşın

Atatürk Cad. Cumhur Apt. No: 50/2
Antakya-HATAY / TÜRKİYE
info@atctourism.com 90 326 213 16 26
90 326 213 16 27

Bizi Takip Edin !

© Copyright 2013 - Antioch Travel Club                                                 Anasayfa | Hakkımızda | Hizmetlerimiz | Turlarımız | Organizasyonlar | İletişim



Ziyaretçi : 39390